Zeytin, Zeytin Yağı, Yeşil Zeytin

ZEYTİN YAPRAĞI

Kullanılan Kısımları : Yaprağı, gövde kabuğu, zamkı (püsü)

Kullanıldığı Yerler:

Zeytin, Zeytin Yağı Faydaları Yararları Kullanılışı Özellikleri

Dahilen Kullanılışı: Yapraklar ve gövde kabuğu iştah açıcı, idrar artırıcı, ishal kesici, ateş düşürücü, damar sertliğini önleyicidir, kollestrolü düşürür, şeker hastalığına karşı kullanılır, yüksek tansiyonu düşürür, üreyi azaltır, bağırsak solucanlarını döker, kızıllık, egzama, habis yaralar ve kurdeşen gibi cilt hastalıklarına karşı faydalıdır, terlemeyi önler, damarları genişletir, karaciğeri çalıştırır, safra ifrazatını artırır, angina pektoris’te faydalıdır uzun zaman kullanılmalıdır.

Kullanılışı: 1 bardak kaynar suya, 10 gr ufalanmış yaprak veya toz haline getirilmiş gövde kabuğu konur, 10 dk bekletilir, günde 2-3 bardak içilir. Uzun zaman kullanılabilir hiçbir yan tesiri yoktur.

ZEYTİN AĞACI SAKIZI (PÜSÜ): Zeytin ağacının sakızı günlükten daha şifalıdır mideyi güçlendirir, iştahı açar, uykusuzluk ve baş ağrısını giderir.

SİYAH ZEYTİN: Zeytin E vitamini bakımından oldukça zengindir. E vitamini hücrelerin yenilenmesini sağlar, zeytin safra salgısını artırır, karaciğeri çalıştırır, karaciğer ağrılarını keser, kan şekerini düşürür, yüksek tansiyonu dengeler, idrar söktürür. Siyah zeytini devamlı ve çok yemek kanseri tedavi eder, yaşlanmayı geciktirir.

Siyah zeytin safra yapar, midenin asidini artırır, kusmalara ve bulantıya sebep olur, mide için iyi değildir.

YEŞİL ZEYTİN: Mideyi güçlendirir, cinsi arzuyu artırır, ağız kokusunu giderir.

Yeşil zeytin çekirdeği, günde birkaç adet zeytin çekirdeği yenilir.

Haricen Kullanılışı: Boğaz şişliğinde zeytin ezilir lapa haline getirilir, boğaza sarılır.

Kaynatılan zeytin yaprağı veya kabuğunun suyu cerahatli yarların temizlenmesi ve pansumanında kullanılır.

Siyatikte; taze yapraklar ve körpe dalların kabukları ezilerek lapa halinde topukların üzerine konulursa orayı deler hastalığından kurtarır.

Zeytin ağacı külü; zeytin ağacı gövde kabuğu yakılır külleri toz halinde iltihaplı yaralara konulursa iyileştirir, sürme haline getirilip iltihaplı göz kapaklarına çekilirse faydalı olur.

Zeytin yaprağı; zeytin yaprağı ağızda çiğnenirse dil ve ağızda meydana gelen kabarcıklara iyi gelir, ağız yaralarım iyileştirir. Zeytin yaprağı kaynatılır, gargara yapılırsa diş ağrılarına iyi gelir dişleri kuvvetlendirir, bademcikte de gargara şeklinde kullanılır. Zeytin ağacı sakızı (püsü) diş ağrılarında dişe konulur.

ZEYTİN YAĞI

Zeytin yağı bağırsak kanseri riskini azaltır. Safra asidini azalttığı diamin oksidasyonunu çoğaltıcı ve bu şekilde hücrelerin anormal değişimini önlediği ifade edilmiştir.

Dahilen Kullanılışı: Müshil ve safra artırıcıdır, karaciğer ağrılarını keser, karaciğeri çalıştırır, sarılıkta faydalıdır, karaciğeri ve kalbi güçlendirir, damarları açar, bağırsak kurtlarını düşürür, kumları döker, böbreklere faydalıdır, yüksek tansiyonu düşürür, vücutta taş oluşmasını önler, kemik zafiyetini ve diş çürümelerini önler, vücuttaki zehirli maddelerin dışarı atılmasını sağlar.

Zeytinyağının içimi kolaylaştırmak için birkaç damla nane ruhu ilave edilir.

Zatülcempte (akciğer zarı iltihabında) zeytinyağı, safran, udihin-di beraber karıştırılıp içilir. Safra kesesi taşında, sabahları aç karna 1 çay bardağı saf zeytinyağı içilir, 10-15 gün devam edilir. Kesin faydalıdır. Denenmiştir. Basurda sıcak zeytinyağı içmek faydalı olur, halis zeytinyağı sıcak su ile içilirse karın ağrısı ve kuluncu giderir, damarları açar, bağırsak kurtlarını düşürür, kumları döker, böbreklere faydalıdır. Her sabah aç karna 1 kaşık zeytinyağı içmek bağırsak tembelliğini giderir.

Mide ve 12 .parmak ülserinde 1 fincan saf zeytinyağı 1 çay bardağı pekmezle karıştırılır, aç karna içilir veya 50 gr saf zeytinyağı 20 gr mesteki sakızı, 50 gr bal karıştırılıp yenir.

İdrarda kan çıkması halinde 3 kaşık saf zeytinyağı 500 gr sirke içine konur, 15 dk kaynatılır, geriye kalan mayi 3 günde tüketilir.

Mide, bağırsak iltihabında ve safra kesesi sancılarında her sabah 40-50 gr zeytinyağı içilmelidir. Raşitizmde; çocukları raşitizmden korumak için kemiklerinde eğrilme olmaya başlamış ve hatta oluşmuşsa bile; bir tabağa bir miktar saf zeytinyağı konulur içinde 1 muz iyice ezilir 30 dk güneşte bekletilir ve hemen çocuğa yedirilir her gün tekrarlanır 1-2 ay devam edilirse çocuğun kemikleri yeniden eski halini alır düzelir.

Ülserde; 1 fincan zeytinyağı içerisine 3 gr toz halinde udi hindi konur, sabahları aç karna içilir sadece 3 gün devam edilir.

Haricen Kullanılışı: Zeytinyağı yara, çıban, ekzama, sivilce ve kurdeşen gibi cilt hastalıklarında cilde sürülerek kullanılırsa faydalı olur. Z. yağı, vücuddaki sertliklere ve şişliklere bilhassa adale ve mafsal sertleşmesi ve çürümesinde ve mafsal ağrılarında masaj yapılır.

Romatizma, siyatik, bel ve yan ağrılarında, adale ve mafsal ağrılarında, zeytinyağı, solucan yağı, balık yağı, çörekotu yağı, pelesenk yağı, kafuri ve ispirto karıştırılır, bu mayi ile ağrıyan yerler ovulur. Zeytinyağı basur memelerine sürülerek kullanılır. Bel yan ağrılarında; filtre edilmemiş yabani zeytinyağı yakılır, keskin sirke ile karıştırılır, dizin dış tarafından 1 parmak yukarıya lapa gibi konur ve yara açılıncaya kadar bekletilir, yaradan çıkan akıntı sonunda bel ve yan ağrıları geçer.

Romatizma ve siyatikte saf zeytinyağı 200 gr, kükürt 100 gr hafif ateşte bir müddet kaynatılır, bu yağ ile adale ve mafsallarla masaj yapılır.

Zatülcempte udinindi toz haline getirilir, zeytinyağıyla karıştırılır, veres denilen bitki ilave edilir hastanın sağ tarafına 3 saatte bir 5 dk masaj yapılır, bu esnada hastayı soğuktan korumaya dikkat edilmelidir.

Yanıklarda; 3. Dereceye kadar olsa bile bir miktar saf zeytinyağı, bir miktar bal mumu krem haline gelinceye kadar hafif ateşte kaynatılır, yanıkların üzerine sürülür, îz bırakmadan yanıkları iyileştirir (denenmiştir).

Not: Yanıklarda kabaran deri soyulur yara oksijenle pansuman yapılır merhem ondan sonra sürülür. Zeytinyağı sönmüş kireç suyu ile karıştırılıp yanıklara sürülürse yanığı iyileştirir.

Mafsal romatizmasında; 50 gr saf zeytinyağı, 50 gr terebentin, 50 gr saf alkol, 10 gr kafur, kafur terebentin içinde eritilir, zeytinyağı ilave edilip karıştırılır, sonra alkol konur, iyice çalkalanır, ağrıyan kısımlar bununla ovulur, üzerine yünlü bir şey sarılır. Her kullanılıştan evvel çalkalayarak kullanılmalıdır.

Kulak ağrısında yarım çay bardağı zeytinyağı içerisine 1 diş sarımsak konulur sarımsak kahverengi hal alıncaya kadar kaynatılır, gece yatarken 1-2 damla kulağa damlatılır.

Vücuttaki siyah lekelerde saf zeytinyağı (acımış yağ olursa daha faydalıdır) aynı miktar sirke ile karıştırılır, bir şişeye konur iyice çalkalanır lekelerin üzerine sürülür, bu terkip yaş yaralan kurutur, dağlama neticesi ciltte kalan lekeleri ve diğer lekeleri geçirir. Fareleri öldürmek için zeytin suyuna ekmek batırılır fareler için konulur.

Arananlar:

  • bağırsak kurtlarını ne döker
  • zeytin ne kadar yağ döker

Zeytin Yaprağındaki Mucize

Zeytin yaprağındaki mucize!

Endonezyalı bilim insanları zeytin ağacının yapraklarından üretilen bir hapın kalp hastalıkları ve yüksek tansiyonla savaşmaya yardımcı olduğunu açıkladı
180 hasta üzerinde deneme yapan bilim insanları, zeytin hapının yüksek kan basıncını düşürmede kalp hastalıkları için kullanılan ilaçlar kadar etkili olduğunu ortaya çıkardı.

Yapılan denemede hapın ayrıca kanda bulunan trigliserit adlı yağın seviyesini düşürmeye ve bu sayede kalp krizi ve felç riskini de azaltmaya yardımcı olduğu belirlendi.

Hürriyet’te de yer alan habere göre, iki gruba ayrılan deneklerden normal tansiyon düşürme hapı kullanan deneklerin kan basınçlarında yüzde 13.7 oranında bir düşüş yaşanırken, zeytin yaprağı hapı kullananlarda da bu oran 11.5 olarak ölçüldü.

Geçirilen kalp krizi ve felç rahatsızlıklarının yüzde 50′si yüksek kan basıncı sebebiyle oluyor.

posta.com.tr

Zeytin

ZEYTİN

Orjinal Adı: Olea europaea

Bilgi:

Zeytin boylu bir çalı veya 10 metreye kadar boylanabilen, sık dallı, yayvan tepeli, herdem yeşil yapraklı bir ağaçtır.. . Geniş, kıvrımlı, yamru yumru bir gövdesi vardır. Ağaç yaşlandıkça, düzgün gri renkli gövde kabuğu giderek çatlar. Ağacın tacı (tepesi), yaklaşık olarak artan boy kadar her sene genişler. Uzun ömürlü bir ağaçdır, yaklaşık 2000 yıl kadar yaşayabilir. Verimli topraklarda taç açık ve asimetrik, verimsiz topraklarda ise daha yoğun ve yuvarlaktır. Sürgünleri gri renkli, dikensiz ve hemen hemen üç köşelidir.

Mızraksı, çok kısa saplı, deri gibi sert yaprakları sürgünlere karşılıklı çiftler halinde dizilmiştir. Yaprakları basit, tam kenarlı ve kenarlar alt yüze doğru hafif kıvrıktır. Yaprağın boyu 20-86 mm, genişliği de 5-17 mm’dir. Yaprakların ucunda sivri bir çıkıntı bulunur. Yaprağın üst yüzü koyu gri-yeşil ve tüysüz, alt yüzü mavimsi gümüşi renkte ve beyaz sık ipeksi tüylerle kaplıdır.

Baharın sonlarına doğru yaprakların koltuğunda seyrek salkımlar halinde açan, küçük beyazımsı-sarı renkli, kokulu çiçekleri vardır. Rüzgarların taşıdığı çiçek tozlarıyla döllenen çiçekler etli ve yağlı meyve verir. Meyve önce yeşil, olgunlaştıktan sonra da parlak siyah bir renk alır. Etli meyvenin içinde sert bir çekirdek vardır. Meyvenin etli kısmından ve çekirdeğinden elde edilen “yağı” bakımından çok değerli bir ağaçtır. Aynı zamanda ağacının çok heybetli ve estetik bir görünümü vardır. Odunu çürümeye karşı son derece dayanıklıdır.

Tibbi Etkileri ve Kullanımı :

Zeytinin yaprağında tanen, uçucu yağlar, organik asitler ve rezin bulunur. Yapraklar ve gövde kabuğu %5 çay (infüzyon) halinde iştah açıcı, idrar söktürücü ve ateş düşürücü olarak kullanılır. Şeker hastalığında kullanım alanı olduğu gibi, tansiyon düzenleyici olarak da bilinir. Dermokozmetik amaçlı kullanılmaktadır. Zeytinyaglı şampuanlar saç dökülmesini engeller, saçın çabuk uzamasını sağlar, lezyonlu saçlı deriyi onarmaya yardımcı olur ve kepek oluşumunu engeller. Zeytinyağlı sıvı sabun, duş jelleri, katı sabun, bebek şampuanları cildi olumsuz dış etkenlere karşı korurlar. Cildi güzelleştirip yaşlanmasını geçiktirerek ciltteki kırışıklık oluşumunu engeller. Zeytin dayanıklılığın sembolüdür. Dogal zeytinyaglı dermokozmetik ürünler cilldimizde kimyasal kalıntılar bırakmadığından Dünyada kullanımları giderek artmaktadır. Yüzyıllardır Akdenizlilerin sağlık ve ğüzellik kaynağı olmuştur. Kutsal metinlerde de şifa kaynağı olduğu belirtilmiştir.