Kedi Otu Kökü ( Valeriana Officinalis )

Özellikleri : Bitkinin kokusunu kediler çok sevdiği için bu isimle anılmaktadır. Daha çok Doğu Anadolu Bölgesinde, doğal olarak, nemli yerlerde, dere yataklarında bulunur. Çok yıllık bir şifalıbitki olup boyu 1,5 metreye kadar uzayabilmektedir. Çiçekleri beyazdır. Yumruları 2-3 genişliğinde , büyüklükleri de 4-5 cm civarındadır.

Önerilen Hastalıklar : Sakinleştirici, rahatlatıcı ve uyku yapıcı özelliği bulunmaktadır. Gerginlikle birlikte seyreden kas spazmlarında, uykusuzluk tedavisinde kullanılır.

Yan etkileri : Bilinen ciddi bir yan etkisi bulunmamaktadır. Hayvanlarla yapılan yüksek doz deneylerinde de bir yan etki görülmemiştir. Reçeteli olarak uzmanlarca verilen uyku ilaçları ile kullanılmamalıdır.

kedi otu

kedi otu

Recent search terms:

  • valeriana officinalis solusyonu

Meyan Kökü

Meyan Kökü ( Glycyrrhiza glabra )

meyan kökü

meyan kökü

Özellik : Fasulyegiller ailesinden olan bu bitki Türkiye’de daha çok güney ve batı Anadolu bölgelerinde yaygın olarak bulunur. Çok yıllık bir bitki olup, mavi morumsu çiçekleri ile 50-100 santimetreye kadar uzayabilmektedir. Ayrıca güneybatı Asya ve Akdeniz ülkelerinde de yetişen meyan kökünün toprak altı bölümleri serinletici içki yapımında ve tıp biliminde kullanılmaktadır.  Yani bitkinin kök kısımları kullanılmaktadır.  Ekim ve Kasım aylarında kökleri çıkartılarak , iyice yıkanıp temizlenir. Değişik ve yoğun tadı sebebiyle ilaçlara tad vermek amacıyla, şekercilikte, sigara yapımında kullanılmaktadır. Ayrıca meşrubat yapımında ve kola tipi içeceklerde aromatik olarak kullanılmaktadır.

Meyan kökü neye iyi gelir, hangi hastalıklara önerilir?

Tam anlamıyla bağışıklık sisteminin yeterli çalışmaması veya zayıflaması sebebiyle meysana çıkan, Behçet hastalığı, Sedef, Pernisioz Anemi, Vitiligo gibi hastalıklarda tıbbi tedaviye yardımcı amaçlı kullanılır. Ayrıca depresyon sebepli sinir bozukluklarında, kullanılabileceği bildirilmiştir.  Solunum yolları, ağız bölgelerinde yaralar ve astıma karşı kullanılır. Tansiyonu dengeleyen, öksürüğü kesern, iştahı açan, karın ağrısına iyi gelen, egzama ve ses kısıklığına, Mide ve oniki parmak bağırsağı ülserine yararlı özellikleri bulunmaktadır.

Kullanım Şekli ve Dozu : Kurutulmuş meyan kökü kökleri, kıyılarak,  kapalı kaplarda hava almayacak biçimde saklanır. 1 çay kaşığı meyan kökü, bir bardak suda haşlanmalı ve her yemekten sonra üç öğün içilir.

Yan Etkileri : Uzun süreli kullanımında alışkanlık yaptığı bilinmektedir. Yüksek tansiyonu olanlar, kanda potasyum eksikliği olanlar ve karaciğer iltihabı olanların kullanmaması gerekmektedir.

Kedi Otu Kökü

Kedi Otu Kökü (Valeriana Officinalis)

kedi otu kökü

kedi otu kökü

Özellikleri : Kedi Otu Kökü bitkisine, kediler kokusunu çok beğendiği için bu ad verilmiştir. Çoğunlukla Doğu Anadolu Bölgesinde, doğal olarak, nemli yerlerde, dere yataklarında yaşar. Çok yıllık bir şifalı bitki olup, boyu 1,5 metre uzunluğa kadar büyüyebilmektedir. Çiçekleri beyaz, yumruları 2-3 genişliğinde, büyüklükleri ise 4-5 cm civarındadır.

Kedi otu kökü neye iyi gelir, hangi hastalıklara önerilir: 

Kedi otu kökünün sakinleştirici, rahatlatıcı ve uyku yapma özelliği bulunduğundan, stres ile birlikte seyreden kas spazmlarına iyi gelir, uykusuzluk tedavisi için faydalıdır.

Yan etkileri : Hayvanlarla yapılan yüksek doz deneylerinde herhangi bir yan etkisi görülmemiştir. Dikkat: Reçeteli uyku ilaçları ile birlikte kullanılması sakıncalı olabilir.

Aromaterapi – Koku İle Terapi

Aromaterapi: Kokunun iyileştirici gücü

Uzmanlar ”kokunun iyileştirici gücünden yararlanma” gücü olarak gördükleri aromaterapiyi yüzyıllardır birçok fiziksel ve psikolojik rahatsızlığa çare olarak görmüşlerdir. Geçmişten gelen reçeteler halen değerli hazineler gibi saklanmaktadır. Köklerini Hindistan ve Çin uygarlıklarında görebiliriz. Mısırlılar ise aromatik yağlarını mumyalamada ve ayinlerde kullanmışlardır.

Aromaterapi, bitkisel öz yağların kimyasal yapısı ve enerjilerinden faydalanan ve masaj, teneffüs ( buğu) , kompres, banyo ve diğer yollarla uygulanmasını içeren, sağlık ve güzelliği destekleyen doğal bir terapidir.

Şifa kaynağı olarak bilinen aromaterapide, bitkilerden buharla damıtma ve sıkma yöntemiyle çıkarılan öz yağlarla çiçeklerin ve ağaçların tedavi edici özelliklerinden faydalanılır.

Ancak aromaterapide kullanılan yağlar yüksek konsantrasyonda bulunurlar. Bu yüzden kullanımları için seyreltilmeleri gerekmektedir. Örneğin lavanta yağı yüksek konsantrasyonda cildi tahriş edebilir ve yakıcı özelliğe sahiptir.

Öte yandan aromaterapiyle ilgilenen uzmanlar aromaterapinin en etkili uygulama şeklinin masaj olduğunu belirtiyorlar. Aromatik yağlar, yapılan masaj sırasında en iyi biçimde vücuda nüfuz edebiliyor. Ayrıca masaj sırasında inhalasyon yani teneffüs etme, kompres gibi diğer yöntemlerden de faydalanılıyor.

İşte aromaterapinin uygulama yollarından bazıları;
•Masaj yoluyla: Masajın iyileştirici ve dinlendirici özelliği sayesinde insanlar rahatlatılır ve böylece bitkisel öz yağlar sisteme daha çabuk girerek emilim gerçekleşir.
•Kompres yoluyla: Ilık veya sıcak su içine damlatılan yağların bezler yardımı ile vücuda kompres edilmesi sonucu gerçekleşir.
•Teneffüs/Buğu yoluyla: Bu yol yağların nemlendirici cihazların haznesine konulan yağların solunması ile gerçekleşir.
•Banyo yoluyla:
•Mekanın kokulandırılmasıyla
•Ağız çalkalama suyu veya gargara olarak

Aromaterapinin başlıca kullanıldığı rahatsızlıklar
•Bel ve sırt ağrıları
•Selülit ve kilo problemleri.
•Burkulma ve incinmeler
•Egzama,
•Dermatolojik hastalıklar (kaşıntı, döküntü)
•Vücut gerginlikleri ( huzursuzluk)
•Uykusuzluk,
•Kadın hastalıkları ( menopoz vs)
•Solunum sistemi hastalıkları (bronşit)
•Sindirim sistemi hastalıkları (hazımsızlık, kabızlık)
•Romatizma hastalıkları

Aromaterapi sırasında dikkat edilecek noktalar kısaca şöyle;
Aromaterapi yağların kalp ritmini arttırabileceği, tansiyonu yükseltip/azaltabileceği, kadınlarda adet kanamasını arttırabileceği, düşüklere sebebiyet verebileceği ve daha pek çok özelliği göz önünde bulundurulduğunda, aromaterapinin sadece bilinçli bir şekilde kullanımı öngörülebilir. Konunun uzmanı tarafından yapılması gerektiği unutulmamalıdır. Özellikle hamilelik sürecinde ve çocuklara karşı çok dikkatli kullanılmalıdır. Aromaterapi yağları ağız yoluyla alınmamalıdır. Astım ve benzeri rahatsızlıkları olanlar tarafından aromaterapi solunum yoluyla uygulanmamalıdır. Bitkisel yağlar çocukların erişiminden uzak, kilit altında muhafaza edilmeli ve kesinlikle ağız yoluyla alınmamalıdırlar. Sara/epilepsi rahatsızlığı bulunan kişilerde aromaterapi yağları kullanılmamalıdır. Bazı yağlar oldukça tahriş edici olabildiğinden cilde yönelik uygulamalarda dikkatli olunmalıdır. Herhangi bir ilaç kullanım süresince aromaterapi yağ kullanılmamalıdır. Zira, aromaterapi yağlar kullanılan ilacın etkilerini yok edici veya arttırıcı etki gösterebilirler.

Konunun uzmanı biri tarafından uygulandığında destekleyici tedavi şekli olan aromaterapi, bazı bitki türlerinin yağlarının oldukça zehirli olduğu gerçeği göz önüne alındığında, bilinçsizce yapılması istenmeyen sonuçlara yol açabilecek bir yöntem.