Menapoz Hakkında Genel Bilgiler

TANIM
menopozMenopoz son adet tarihinden sonra 12 ay geçmesi ile meydana gelen durum olarak tarif edilebildiği gibi, bir kadının doğurganlık ya da âdetin kalıcı olarak son bulması durumuna verilen addır.
Menopoz tıbbi bir hastalık değil, doğal bir biyolojik süreçtir. Öyle olsa bile, menopozun fiziksel ve duygusal belirtileri bayanın uykusunu bozabilir,  üzüntü duygularını harekete geçirerek en azından dolaylı olarak enerji kaybına neden olmaktadır.
Hormonsal değişiklikler, menopoz fiziksel belirtilere neden olur ancak menopozal geçiş ile ilgili yanlış inançlar duygusal olan duygular bakımından kısmen sorumluluğu vardır. Menopoz sonun yakın olduğu anlamına gelmez bu bir yanlış inanıştır, kadının bu durumda dahi yaşanacak ya da hayatın yaklaşık yarısı kadar alınacak yol olduğu unutulmamalıdır. İkinci önemli madde ise menopoz sizin kadınlığınızın sonu ve cinselliğinizin söndüğü anlamına da gelmez. Aslında bakarsanız bu dönemlerde kadın, gebe kalmama gibi bir endişesi bulunmadığından daha da özgür davranabilir diyebiliriz.
En önemlisi, menopoz yaşayan bir kadınsanız ve bir takım ciddi olduğunu düşündüğünüz bir takım belirtiler yaşıyorsanız tedavi almak için tereddüt etmemelisiniz. Birçok tedavi özellikle de hormon tedavileri hemen hemen her kadın için kullanılabilir olup, yaşam kalitesini ayarlamaya yardımcı olmaktadır.

MENOPOZ AŞAMALARI
Menopozal geçiş aylar ve yıllar içinde oluştuğu için menopoz bazı aşamalara bölünmüştür:

* Perimenopoz: Menopoz öncesi dönem olarak da adlandıracağımız bu dönemde adet kanamaları olsa dahi sizde menopoz belirtileri ve bu belirtilerin yaşanmaya başladığı zamandır. Bu dilimde sizin hormon düzeyleriniz artmış olabilir ya da dengesiz bir şekilde düşebilir, sıcak basmaları ve diğer belirtiler olabilir. Perimenopoz 4-5 yıl veya daha uzun sürebilir. Bu süre zarfında hala hamile kalmak mümkündür fakat bu oldukça düşüktür.
* Postmenopoz: Son döneminizden bir kez 12 ay geçti ise genel bağlamda menopoz ulaştınız demektir. Senin yumurtalıkların daha az östrojen ve hiç progesteron üretmez ve yumurta salınımı meydana gelmez.

SEMPTOMLAR
Teknik olarak, çoğu kadında son menstrüal periyottan bir yıl kadar adet görülmemesi “menopoz” belirtisi olarak kabul edilir. Genelde menopozun ortalama yaşı 50-55 yaşları arası değişebilmektedir. Bu sınır kişinin biyolojik yapısına bağlı olarak uzayabilmekte ya da kısalabilmektedir.
Menopoz belirti ve bulguları, çoğu kez, son dönemin bir yıllık yıldönümü öncesinde görünür. Bunlar şunlardır:

* Düzensiz dönemler
* Doğurganlık azalmıştır
* Vajinal kuruluk
* Sıcaklık alevlenmeleri
* Uyku bozuklukları
* Karın yağının artması
* Saç inceltme
* Memelerde dolgunluk kaybı

BİR DOKTORA GÖRÜNMEK İÇİN NEDENLERİNİZ
Menopoza giden yıllarda (perimenopoz) ve menopoz sonrası yıllarda (menopoz) koruyucu sağlık hizmetlerinin yanı sıra, yaşlanma ile meydana gelebilecek sağlık koşullarının bakımı için doktorunuza görünmek önemlidir.
Eğer menopoz sonra vajinadan kanama varsa mutlaka doktora başvurun.
Eğer adet zamanınız geldi, geçiyorsa ve menopoz başladığından emin değilseniz, sizin hamile olup olmadığınızı belirlemek için doktorunuza görünmenizi tavsiye ediyoruz. Doktorunuz hastalığın tarihçesini araştırmak için pelvik muayene ya da bir gebelik testi yapabilir.

MENOPOZ NEDENLERİ NELERDİR?
Menopoz nedenleri şunlardır:

* Üreme hormonlarındaki doğal düşüş: Eğer 30′lu yaşlarda iseniz yumurtalıklar östrojen ve progesteron gibi adet düzenleyen hormonları daha az üretmeye başlar. Bu süre boyunca her ay daha az potansiyel yumurtanın yumurtalıklarda olgunlaşması ve daha az yumurtlama olacağı tahmin edilebilir. Ayrıca, ovulasyon sonrası progesteron seviyesindeki dalgalanma – gebelik için vücudunuzu hazırlayan hormon – etkileyici bir şekilde azalır. Bu hormonal etkiler nedeniyle de doğurganlık azalır.
Bu değişiklikler daha fazla 40’ lı yaşlarda daha belirgin hale gelir. Adet dönemleri daha uzun veya daha kısa, daha ağır ya da hafif, az veya çok sık meydana gelebilir. Yumurtalıklar yumurta üretimi durdurur ve sonunda süreç meydana gelmez. Adet döngüsü meydana gelebilir fakat alışılmadık bir şekilde yani düzensiz olacaktır.
* Histerektomi:Yumurtalıkların alınmadan rahmin alınması işlemi histerektomi adı verilir. Bu durum genelde menopoza neden olmaz. Her ne kadar dönemler olmamasına rağmen, sizin yumurtalıkların hala yumurta üretmeye, östrojen ve progesteron salgılamaya devam eder. Ama hem rahim hem de yumurtalıkların alınmasını gerektiren bir işlem menopoza neden olabilmektedir. Süreç döngünün hemen durması, sıcak basmaları ve diğer menopoz semptomları görülmesi kuvvetle muhtemeldir.
* Kemoterapi ve radyasyon tedavisi: Kanser tedavileri 3-6 ay içindeki tedavi sırasında sıcak basması gibi belirtilere yol açan menopoz neden olabilir.
* Primer over yetmezliği: Yaklaşık olarak kadınların yüzde 1′i 40 yaşından önce menopoz deneyimi yaşamaktadır. Menopoz, primer over yetmezliği sonucu olabilir -yumurtalıklar üreme hormonları normal düzeylerde üretmek için başarısızdırlar- ancak genetik faktörler ya da otoimmün hastalık kaynaklanan primer over yetmezliği için genellikle herhangi bir neden bulunamamaktadır.

MENOPOZUN OLUMSUZLUKLARI
Çeşitli kronik tıbbi durumlar menopozdan sonra ortaya çıkabilir:

* Kardiyovasküler hastalık riski: Östrojen hormonu düzeylerindeki azalma, kardiyovasküler hastalık riskini artırır. Kalp hastalığı kadınların yanı sıra erkeklerde ölüm nedenlerinin başında gelmektedir. Peki, henüz olmayan büyük bir kalp hastalığı riskini azaltmak için ne yapabilirsiniz? Bu riski azaltma için çeşitli adımlar yer almaktadır; sigarayı bırakın, düzenli aerobik egzersiz yapın yüksek tansiyonunuzu azaltınız. Yanı sıra bol kepekli tahıllar, meyve ve sebze tüketimini artırın ve doymuş yağ oranı düşük bir diyet uygulayınız.
* Osteoporoz: Menopozdan sonra ilk birkaç yıl boyunca, osteoporoz riski artarak, artan bir hızla kemik yoğunluğu kaybedebilir. Osteoporoz, kırık riskinin artmasına yol açarak kırılgan ve zayıf kemiklerin olmasına neden olur. Postmenopozal kadınlarda özellikle kalça, el bileği ve omurga kırıklara karşı daha duyarlıdır. Bu dönemde kalsiyum ve günlük D vitamini alımı artırılmalıdır. Düzenli egzersiz çok önemlidir. Vücut geliştirme, yürüme ve koşu gibi faaliyetler özellikle kemiklerinizi güçlü tutmak yararlı olacaktır.
* İdrar kaçırma: Vajina ve üretra dokularının kendi elastikiyetini kaybetmeye bağlı olarak gülme ya da öksürme gibi istemsiz durumlarda bile idrar bakımından sık, ani ve kuvvetli bir dürtü yaşayabilirsiniz.
* Kilo alımı: Menopozal geçiş sırasında pek çok kadın kilo alabilir. Belki bu süreçte günde daha az kalori alarak ve daha fazla egzersiz yaparak mevcut kilonuzu koruyabilirsiniz.

TEŞHİS VE YAPILACAK TESTLER
Belirti ve bulguların çoğu menopoz çoğu kadınların menopozal geçişe başladığını anlatması yeterlidir. Eğer düzensiz döngünüz ya da sıcak basması ile endişeleriniz varsa doktorunuzla konuşmakta yarar vardır. Doktorunuz bu durumda sizden bazı ileri tetkikler isteyebilir.
Belirli koşullar altında, doktorunuz folikül hormon (FSH) ve östrojen (östradiol) uyarıcı seviyenizi bir kan testi ile kontrol edebilir. Menopozda, FSH seviyeleri artış ile östradiol seviyede azalma meydana gelir. Hipotiroidi belirtileri menopoza benzer neden olabilir. Bunun için doktorunuz ayrıca, tiroid uyarıcı hormon düzeyini belirlemek için bir kan testi önerebilir.

TEDAVİ VE İLAÇLAR
Menopoz için hiçbir tıbbi tedavi gerektirmez. Yerine, tedavide kronik yaşlanma ile ortaya çıkabilen belirti ve semptomlarının hafifletilmesinde ve ya önlenmesine odaklanın. Tedaviler şunlardır:

* Hormon tedavisi: Östrojen tedavisi, menopozdaki sıcak basması rahatlatmak için en etkili tedavi seçeneğidir. Doktorunuz sizin için, kişisel ve aile öyküsü bağlı olarak belirtilerinize yardım sağlamak için düşük dozda östrojen önerebilir.
* Düşük doz antidepresanlar: Antidepresanların menopozdaki sıcak basmasını azalttığı gösterilmiştir.
* Gabapentin (Neurontin):. Bu ilaç ancak nöbet tedavisi için onaylanmış olup, aynı zamanda sıcak basmasını önemli ölçüde azaltmak için kullanılabilmektedir.
* Klonidin: Klonidin bir hap olmakla birlikte genellikle yüksek tansiyon tedavisinde kullanılan bir ilaçtır. Bu hap sıcak basması sıklığını azaltabilir fakat istenmeyen yan etkilerin görülmesi sıktır.
* Bifosfonatlar: Doktorlar osteoporozu önlemek veya tedavisi için nonhormonal ilaçlar önerebilir. Bu ilaçlar hem kemik kaybı ve kırık riskini azaltmak için etkili bir ilaç olup, kadınlarda osteoporoz için ana tedavi olarak östrojen yerini almıştır.
* Seçici östrojen reseptör modülatörleri (SERMs): Bu ilaçlar, postmenopozal kadınlarda kemik yoğunluğu üzerine östrojenin yararlı etkilerini taklit eder.
* Vajinal östrojen: Vajinal kuruluğu rahatlatmak için östrojen, vajinal tablet, halka ya da krem ile uygulanabilir. Bu tedavide östrojen sadece küçük bir miktar serbest bırakır ve vajinal doku tarafından emilir. Bu faktör ilişki ve bazı üriner semptomlardaki vajinal kuruluk rahatsızlığını gidermeye yardımcı olabilir.

Lütfen herhangi bir karar vermeden önce seçenekleri, riskleri ve her biriyle ilgili yararları hakkında doktorunuz ile konuşunuz.

MENOPOZDA YAŞAM BİÇİMİ
Menopoz ile ilgili birçok belirti ve bulgu geçicidir. Azaltmak ya da etkileri engellemek için şu adımları uygulayın:

* Soğuk sıcak değişimlerini engellemek için düzenli egzersiz yapın. Sizi kesin olarak rahatlatan faktörleri tespit edip ona göre hareket edin. Birçok kadın için sıcak içecekler, baharatlı yiyecekler, alkol, sıcak hava ve hatta sıcak bir oda dahi sıcaklık basmalarını tetikleyebilmektedir.
* Vajinal rahatsızlığınızı azaltın. Su bazlı vajinal yağlar ya da nemlendiriciler kullanın. Cinsel olarak aktif kalmak da yardımcı olur.
* Etkili bir şekilde uykunuzu alınız. Uykunuza engel olan kafeini yatmadan önce almayı bırakın ve gün boyunca egzersiz planınız olsun. Derin nefes alma, ilerleyici kas gevşetme gibi rahatlama teknikleri çok yararlı olabilir.
* Pelvik tabanınızı güçlendirin. Kegel egzersizleri denilen pelvik taban kas egzersizlerini yapınız. İdrar kaçırmamanıza yardımcı olacaktır.
* Meyve, sebze ve tam tahıllar içeren dengeli bir diyetiniz olsun. Katı, sıvı yağlar ve şekerler alımını sınırlayın. Kalsiyum ve bir günde D vitamini -800 uluslararası birim- alımını hedefleyin.
* Sigara içmeyin. Sigara kalp hastalığı felç, osteoporoz, kanser ve diğer bir dizi sağlık sorunları riskini artırır. Sonuç olarak sıcak basması artabilir. Sigarayı bırakmak yararlanmak için hiçbir zaman geç değildir.
* Düzenli egzersiz yapınız. Düzenli egzersiz 30 dakikanızı alacaktır. Egzersiz size orta yoğunluklu kardiyovasküler hastalıklar, diyabet, osteoporoz ve yaşlanmaya bağlı diğer koşullarına karşı korumak için en ideal yoldur.Egzersiz ayrıca stresi azaltmaya ve kilo vermeye yardımcı olabilir.
* Yoga, nefes kontrolünü sağladığı için sıcak basmasında etkili olabilir.
* Düzenli kontrolleri yapmayı ihmal etmeyiniz. Mamografi, Pap testleri, lipid düzeyi (kolesterol ve trigliserid) test ve diğer tarama testleri hangi sıklıkla yapılır konusunda doktorunuzla konuşunuz.

ALTERNATİF TIP
Birçok yaklaşım, menopoz semptomların yönetiminde yardımcı olarak teşvik etmiştir. Bazı tamamlayıcı ve alternatif tedavi yöntemleri şunlardır:

* Fitoöstrojenler: Bu östrojenler bazı gıdalarda doğal olarak bulunurlar. İki ana türü vardır: izoflavon ve lignanlar. İsoflavonlar soya fasulyesi, nohut ve diğer baklagiller bulunur. Lignanlar keten tohumu, kepekli tahıllar, bazı meyve ve sebzelerde meydana gelir. Bu gıdalardaki östrojen sıcak basması ve diğer menopoz semptomları giderebilir.
* E vitamini: E vitamini bazı kadınlar için hafif sıcak basmasında rahatlama sağlar.
* Siyah yılan kökü: Siyah yılan kökü sıcak basması tedavisinde Avrupa’ da yaygın olarak kullanılmaktadır. ABD’de ise menopoz belirtileri olan kadınlar arasında kullanımı yaygındır.

Duymuş olabilir ya da denemiş olabilirsiniz meyan kökü, hayıt meyvesi, çuha çiçeği yağı ve yabani yam (doğal progesteron krem) gibi diğer besin takviyeleri de menopoz dönemindeki kadınlara dost olmaktadır.
Herhangi bir bitkisel tedaviler veya takviyeleri menopoz semptomları ve belirtileri için diyetinize almadan önce doktorunuza danışınız, emin olup ondan sonra kullanınız.

Vajinal Akıntılar Hakkında Genel Bilgiler

Vaginal Akıntılar
Sağlıklı bir kadında berrak (bazan beyaz, mat), çiğ yumurta beyazı gibi, kokusuz bir akıntı (günde 5 ml, bir tatlı kaşığı kadar) normal olarak kabul edilir.

Adet günlerine göre akışkanlık ve rengi değişebilir. Adet kanamasını takip eden dönemde sarı-kahverenkli (parçalanmış kan hücreleri nedeniyle) olan akıntı, yumurtalık hormonlarının en yüksek olduğu iki adet ortası dönemde daha çok ve akışkandır. Bu sıvı vajina yan duvarlarından sızma ve vajina girişi ve idrar deliği kenarındaki bezlerin salgılarıyla oluşur.

Genel olarak pH asittir.Asit pH’yı vajinada hastalığa neden olmadan yaşayan ve şekeri parçalayarak laktik asit oluşturan, laktobasil denilen bakteriler sağlar. Böylece vajina içerisinde mantar sporları ve diğer bakterilerin çoğalması engellenir. Laktobasillerin şekerden asit yapmaları için yumurtalık hormonları gereklidir.

Estrojen hormonunun azaldığı menapozda vajende şeker ve laktobasiller azalarak enfeksiyona yakalanma oranı artar.Ayrıca başka organların iltihabi hastalıklarının (bademcik, mesane, ortakulak, akciğer vb) tedavisi için kullanılan antibiyotikler laktobasilleri de öldürerek vajinada mantar ve diğer bakteri enfeksiyonlarının oluşmasına yol açabilir.

Vajinal enfeksiyonlar ve bunlara bağlı akıntıların önlenmesi için en ciddi önlem vajendeki laktobasillerin korunmasıdır. Pek çok önlemin temelinde bu yatar. Anormal sayılan akıntılar;

* Kesilmiş süt gibi beyaz,
* Kanlı
* Et suyu gibi
* Sarı – yeşil renkli ve iç çamaşırda iz bırakan,
* Bol, sarı-gri köpüklü,
* Kötü kokulu (özellikle cinsel ilişkiden sonra bozulmuş balık kokusu)

şeklinde sıralanabilir. Akıntıya aşağıdaki yakınmalar da eşlik edebilir.

* Kaşıntı
* Yanma
* Ağrılı ilişki
* İdrar yaparken yanma
* Sık ve az az idrar yapma
* Kızarıklık
* Düzensiz kanama veya ilişkiden sonra kanama,

Tanı için jinekolojik muayeneyi takiben, direk akıntıdan alınan örneğin mikroskopik incelemesi,
akıntının boyanarak (Gram vb) mikroskopik incelemesi kültür alınarak mikrobun üretilmesi rahim ağzı sürüntüsü (Paptest, smear ) yapılabilir. Akıntı nedenleri;

* Mantar, Trikomonas, Gardnerella,Klamidya vb değişik mikroplarla enfeksiyon
* Rahim İçi Alet ile doğum kontrolu,
* Kanserler (özellikle kanlı akıntı veya ilişkiden sonra kanama varsa),
* Polip,
* Küçük kız çocuklarında vajina içinde yabancı cisim,
* Rahim ağzının dışa dönük olması(eversiyon ve ektopi)

olabilir. Tedavi nedene yönelik olarak yapılmalıdır. Tanı ve tedavi mutlaka bir doktor tarafından düzenlenmelidir.Ülkemizde sıklıkla “Sadece akıntım var, bir ilaç verebilirmisiniz” diyerek eczaneye gidip ilaç almak, birkaç fitil ve tedaviden sonra doktora gitmek çok yaygın , yanlış bir uygulamadır. Uygun olmayan ilaçlarla daha dirençli enfeksiyonlara neden olmak, bir kanseri ilaçla tedavi etmeye çalışırak erken tanı ve başarıyla tedavi olma şansını kaçırmak mümkündür.

Akıntılarla ilgili en önemli olan konu; normal ve anormal akıntıyı tanımak ve akıntılı hastalıklara neden olabilecek kişisel alışkanlıklar ve hijenik hatalardan kurtulmaktır. Akıntılı ( özellikle enfeksiyonlara) hastalıklara yakalanmamak için;

* İlşikiden ve adet kanaması bittikten sonra, vajina içi yıkanmamalıdır (vajinal duş). Eğer bir temizlik yapılacaksa, vajina dış kısmı ılık, duru, temiz suyla yıkanabilir. Yıkama işleminden sonra vajen girişi kurulanmalıdır.
* Tuvalette temizlik önden arkaya doğru yapılmalıdır.
* Banyo, havuz, sauna ve egzersizden sonra ıslak,terli çamaşır veya mayolar vücutta uzun süre kalmamalıdır.
* Havuz, hamam, sauna , küvet ve her gibi ortak kullanılan yerlerin temizliğinden emin olunmalıdır.
* Eğer çok eşli bir cinsel yaşam varsa , prezervatif ile korunmalıdır.
* İç çamaşırlar doğal (pamuklu , yün) maddelerden üretilmiş olmalıdır.
* Vajinal tampon ve pedler sık sık değiştirilmelidir ( en çok 6 saat).
* Koku için vajen girişinde deodoran parfüm veya sabunlar (nötral pH ‘lı ve doktor önerisyle alınanlar dışında) kullanılmamalıdır.
* Dar pantolon, sıkı iç çamaşırları veya etekler (en azından uzun süreli) kullanılmamalıdır.
* Düzenli pap-test yaptırılmalıdır.
* Şeker Hastalığı varsa kontrol altında tutulmalıdır. Tatlandırıcı kullanımına bağlı daha sık mantar enfeksiyonları olduğu ifade edilmektedir. Ancak bu sıklıkla, kullanım nedeni olan şeker hastalığına da bağlı olabilir.

Yaz ve tatil aylarında yukarıdaki önerilere uymak zorlaştığından, yazın vajinal akıntılara daha sık rastlanılabilir. Bu nedenle hijyenik kurallara her zaman büyük bir dikkatle uyulmalıdır.

Bir miktar akıntı mutlaka olacaktır. Unutmayın ki vajende hiç ıslaklık olmaması, kuruluk ayrı bir hastalıktır. Yani vajina kuru olamaz. Ülkemizde en çok cinsel ilişki ve adetten sonra kadınlarımızın bir kısmı, kirlendikleri gerekçesiyle “bulaşık çamaşır yıkarcasına” vajinanın içini yıkayarak, burada bulunan koruyucu asiti üreten Laktobasil’leri yok ederek, tekrarlayan mantar ve diğer mikrobik hastalıklara neden olmaktadır.

Hepinize sağlıklı günler diliyoruz.

Dr Levent Yaşar

Kişniş Genel Bilgi ve Tıbbi Etkileri

Orjinal Adı Coriandrum sativum Diğer Adları Aşotu, Kişnişotu

Maydanozgiller familyasındandır. Anayurdu Akdeniz havzası olup günümüzde birçok yerde ve ülkemizde yabani bitki ya da kültür bitkisi olarak yetişmektedir. 60 cm’ye kadar boylanabilen biryıllık otsu bitkidir. Gövdesi yuvarlak kesitli, boylamasına oluklar halinde çizgili, soluk yeşil renkli ve dallara ayrılan yapıdadır. Bitkinin alt ve üst bölümündeki yaprakları farklı görünüşte olur.

Alt yaprakları maydanoz bitkisininkilere benzer. Hafif tüylü, tuhaf ve pek de hoş olmayan koku taşırlar. Bitkinin üst kesimindeki yaprakları ip gibi ince ama düzgün kesimli ve gene hoş olmayan keskin ve tuhaf kokulu olurlar. Yaz başı ile ortası arasında gevşek şemsiyeler oluşturarak açan, beyaz ya da pembemsi açık mor renkli küçük çiçekleri olgunlaşınca, 2-7 mm. çapında yuvarlak, açık kahverengi tohum kılıfını
taşıyan kokulu, kuru meyvelere dönüşür.

Bol güneşli yerleri, bitek ve hafif topraklan seven kişniş bitkisi, tohumları sonbaharda ekilerek çoğaltılır. Ancak, çapraz döllenmeyle bitkinin yozlaşması meydana geleceğinden, rezeneden uzak yerlere ekilmesine dikkat edilmelidir.
Kişnişin tohumunu taşıyan meyvesinde nişasta, tanen, şekerler, sabit ve uçucu
yağlar bulunur. Uçucu yağında yüksek oranda coriandrol ile düşük oranda geraniol, borneol, pinen, phelladron ve asetik asit vardır.

Kişniş tohumlan pastacılıkta, baharat olarak bazı çorba ile yemeklerin hazırlanmasında, içki endüstrisinde ve kişniş şekerinin yapımında kullanılır. Bazı yerlerde bitkinin körpe yaprakları salata ve güveçte pişen yemeklere katılır. Gövde ve kökü de sebze gibi pişirilip yenir.

Tibbi Etkileri ve Kullanımı
Eski Mısır papirüsleri, Çince ve Sanskritçe metinlerde ve hatta İncil’de sağlığa yararlı etkilerinden övgüyle söz edilen kişnişin, tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle sıralanabilir:

• Kişniş tohumları içerdiği yağlarla mideyi uyarır; iştahı açar, sindirimi kolaylaştırır ve hazımsızlığa iyi gelir.
• Aynı nedenle mide ve bağırsaklardaki gazı söktürür.
• Aniden başlayan mide ve karın ağrılarını bastırır.
• Özellikle çocuklarda diyareyi kesici etkiler yapar.
• Hafif yatıştırıcı etkisi vardır.

Kişnişin bu etkilerinden yararlanmak üzere, bitkinin çiçek şemsiyeleri yaz sonunda alınır ve tohumlarının olgunlaşması için gölgeli ve havadar yerde bir süre itekletilir. Sonra şemsiyeler başasağı edilerek bir kağıdın üzerine sallanır ve dökülen tohumlan toplanır. Bunlardan ya da piyasadan alınan kişniş tohumlarından 1 tatlı kaşığı kadarı biraz ezilerek 1 bardak kaynar suya dökülür. Kabın üzeri sıkıca kapatılarak 5 dakika süreyle demlendirilir. Bu şekilde elde edilen infüzyon, yemeklerden önce birer bardak olarak içilir. Aynı etkilerinden yararlanmak için, tohumları yemeklerden önce ağızda
çiğnenebilir.

• Kişniş antiseptik (mikrop kırıcı) etkiler de taşır. Bu etkisinden yararlanmak için yukarıda tarifi verilen infüzyon, akne ya da yaraların üzerine uygulanır.