İNCİÇİÇEĞİ

İNCİÇİÇEĞİ
Orjinal Adı Convallaria majalis
Diğer Adları Mayısçanı, Müge
Bilgi
Zambakgiller familyasındandır. Orta Avrupa’nın dağ
ve ormanlık bölgelerinde yabani ve yaygın olarak yetişen, 15-30 cm.
boylanabilen, sürüngen kökgövdeli çokyıllık otsu bitkidir. Ülkemizde İstanbul,
İzmit ve Toros dağlan bölgesindeki ormanlarda yetiştiği gibi, bazı bahçelerde
de süs bitkisi olarak yetiştirilmektedir. Gölgelik ve nemli yerleri seven bitkinin
kökü, rizomundan (kökgövde) çevreye yayılan kökçükler şeklinde; yaprakları
sapsız, elips biçiminde, iri ve geniştir. Her sürgününde iki yaprak yer alır.
Nisan-mayıs aylarında açan küçük beyaz çiçekleri saplı, çan biçiminde sarkık
ve keskin kokuludur. Küçük meyvesi kırmızı renkli ve kokuludur.
İnciçiçeğinin kök, rizom, sap, yaprak ve çiçekleri, yapışkan bitki sıvısı, uçucu
yağ ve glikozitleri içerir. Çiçeklerinden çıkarılan esans, parfüm endüstrisinde
değerlidir.
Tibbi Etkileri
ve Kullanımı

Bitkinin tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemi aşağıda açıklanmıştır:
• Sağlığa yararlı bitkiler arasında kalbimiz için en değerli şifa verici etkiyi
inciçiçeği yapar. Özellikle kalbi yaşlanan ve kan damarları daralan kişilerde
kalbi güçlendirici etkisi vardır.
• Kalp çarpıntılarını keser.
• İdrar söktürücüdür.
• Müshil etkisi de vardır.
Bu etkilerinden yararlanılmak üzere, bitkinin çiçek açtığı nisan ve mayıs
aylarında yaprak ve çiçekleri toplanıp gölge ve havadar yerde kurutulur. 2 tatlı
kaşığı kurumuş yaprak-çiçek karışımı üzerine l bardak kaynar su dökülüp
10-15 dakika süreyle demlendirilerek hazırlanan infüzyon, günde iki-üç kez
birer bardak olarak alınır.
• İnciçiçeğinin hiçbir zehirleyici etkisi bulunmamaktadır. Gene de kalp
rahatsızlıkları için, doktor denetimi altında kullanılmalıdır.

Peygamber Çiçeği ve Mavi Kantaron Faydaları

Mavi Kantaron FaydalarıPeygamber çiçeği (Mavi Kantaron) bileşikgiller familyasındandır. Mavi Kantaron özellikle ılık bölgelerde tahıl tarlalarında yetişir. Çiçekleri mavi ya da menekşe renktedir.

Faydaları: İştah açıcıdır. İdrar söktürücüdür. Gut (Nikris) hastalığında yararlıdır. Böbreklerdeki kumun dökülmesine yardımcıdır. Bazı göz hastalıklarının tedavisinde kullanılır.

Ağrıları keser. Vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasına yardımcı olur. Fazla miktarda kullanıldığında kalbe zarar verir.

İnci Çiçeği ( Convallaria majalis )

Özellikleri : Zambakgillerden olan bu bitki, beyaz ve kuru çiçeklidir. Dağlarda yetişmekte olan bitkinin boyu 20 cm ye kadar uzar.  Küçük kırmızı yemişleri olan güzel kokulu bitki süs bitkisi olarak kullanılır.

Önerilen hastalıklar : İnci çiçeği denilince ilk akla gelen kalp olmaktadır. Zira kalbe kuvvet verici en güzel etkiyi inci çiçeği yapar. Ayrıca beyni de kuvvetlendirir. Sara hastalıklarına iyi gelir, bedenin nem ve direncini arttırır. Baş dönmelerine iyi gelir ve vücuttaki şişi indirir.

Yan etkileri : Bilinen ciddi bir yan etkisi bulunmamaktadır. Kalp hastalarının doktor kontrolünde kullanmalarında yarar vardır.

inci çiçeği-Convallaria majalis

Hatmi Çiçeği (Althaea officinalis)

Özellikleri : Hatmi çiçeği, çeşitli renkte çiçekleri olan, geniş yapraklı ve büyük çiçekli bir bitkidir. Yaprakları tüylü olan hatmi çiçeğinin kışın kökleri, yazın ise çiçekleri toplanmaktadır.

Önerilen Hastalıklar : Genellikle göğsü yumuşatmada ve balgamı söktürmek amacıyla kullanılır. Nezlede öksürükte kullanılmaktadır. İdrar yolları iltihabına, idrar söktürmede başarılı sonuçlar alınmıştır. Ayrıca kökleri ile birlikte kaynamış yaprakları, meni arttırılmasına, baş ağrısına, hayız sökmesine ve felce iyi gelir. Mide ve bağırsak iltihablarında şifalıdır.

Kullanım Şekli : 1 bardak kaynar suya 1 tatlı kaşığı kurutulup kıyılmış kök konur ve bundan günde 2-4 kez içilir.

Yan Etkileri : Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.

hatmi ciceği

hatmi çiçeği

Karabaş Otu, Karabaş Lavanta Çiçeği

KARABAŞ OTU -LAVANDULASTOECHAS

Diğer İsimleri: Karabaş Lavanta Çiçeği

Kullanılan Kısımları: Çiçekleri

Kullanıldığı Yerler:

Dahilen Kullanılması: Göğüs ağrılarını giderir, balgamı yok eder, ishal yapıcıdır, bununla ishal verdirmeye devam edilirse sara ve mali hülyadan kurtarır, basurda faydalıdır, dimağ ve kalpten sevdayı giderir, cinsi gücü artırır, tenasül uzvunu güçlendirir, soğuktan meydana gelen hastalıklarda faydalıdır, uyuşukluğa ve müzmin baş ağrısına iyi gelir. Başı çeşitli hastalıklardan kurtarır, sinirlere kuvvet verir, böbrek ve idrar yollarını kuvvetlendirir, makat hastalıklarına iyi gelir, siroz ve veremde faydalıdır. Mide ve bağırsaktan her türlü hastalığı geçirir, göbek, bağırsak ve her türlü iç sancılarında faydalıdır.

Terletici, antiseptik, yatıştırıcı (astım ve sarada) idrar yolları iltihabını giderir, idrar söktürür, kalbi kuvvetlendirir, tıkalı kalp damarlarını açar (enfaktrüst) te, damar sertliğinde, kollestrol düşürücü olarak faydalıdır. Astım, bronşit, akciğer hastalıkları, romatizma, öksürük ve baş dönmesinde kullanılır, nezleye, göz ağrısına, ağır işitmeye, iktidarsızlığa, vücut bitkinliğine çok iyi gelir.

Kullanılışı: 1 bardak kaynar suya, 4-10 gr ufalanmış bitki konur, 10 dk bekletilir, günde 3-4 bardak içilir.

Zararsız ve etkili bir bitkidir. Kemik veremi ve kemik iltihabında 500 gr suya, 1 tutam bitki konur, 15 dk kaynatılır, süzülür, suyuna yarım bardak pekmez konulur, iyice karıştırılır, günde 3 defa 1 çay bardağı içilir. Kaynatılan suyu sirke ile yapılmış bal şerbeti ile içilirse veya tarçın, karanfil, kimyon, kişniş gibi şeylerle içilirse el ve ayak titremesinden kurtarır.
Baş titremesinde toz haline getirilir, 10 gün müddetle 20 gr yenir, baş ağrısını gidermek için balla reçeli yapılıp yenilir.
Toz haline getirilir, balla macun yapılıp yenilirse kalbe kuvvet verir.
Balgam söktürmek için, 12 gr toz halinde sirke ile yapılmış bal şerbeti ile içilir.

Toz haline getirilen kebere kökünün kabuğu ile karıştırılır, balla macun yapılıp yenirse mide üşütmesine ve göğüs ağrısına iyi gelir. Toz halinde 20 gr’mı 5 gr günlükle içilirse karında ne kadar pislik varsa temizler, idrarını tutamayanlara faydalıdır. Kanserde 15 bardak suya, 1 demet karabaş otu konur, 20 dk kaynatılır, 2 ay yemeklerden önce veya yemekler arasında 1 çay bardağı içilirse kanseri durdurur. Toz haline getirilip balla yenildiğinde aynı faydayı temin eder.
100 gr karabaş otu, 50 gr dövülmüş ufalanmış böğürtlen kökü 10 kilo suda 2 kilo kalıncaya kadar kaynatılır, günde 2-3 bardak içilir.
Karabaş otu esansı karabaş otunun kullanıldığı yerlerde kullanılır, 1 kesme şeker üzerine 3-4 damla damlatılıp yenir.

Dahilen Kullanılışı: Yüksek miktarlarda kullanılması zararlıdır.

Haricen Kullanılışı: Ergenlik sivilcelerinde, antiseptik, yara iyi edici, egzama yaralarını tedavi eder. Lapa halinde konulur veya yıkama-kompres şeklinde kullanılır.
Romatizma ve gut ağrılarında ve diğer ağrılarda lapa halinde ağrıyan yere konulur. Çiçeği toz haline getirilir, enfiye gibi buruna çekilirse burun ve kafadaki tuzlu balgamı akıtır.
Karabaş otu esansı, yara ve cilt rahatsızlıklarında merhem halinde kullanılır.
Karabaş otu esansı 3 gr, lanolin 10 gr, vazelin 30 gr, merhem haline getirilir, cilde sürmek sureti ile kullanılır.

Kara Hindiba Çiçeği

(Taraxacum officinale)

Bu çok yaygın olan bitki de bahçıvanların başına dert olan, ama çiçeklerinin güzelliğiyle göze hoş görünen bir çiçektir.Kara hindiba çiçeği eski Yunanlılar ve Araplar tarafından çok kullanılmıştır.Kara hindiba çiçeği idrar söktüren ve bağırsakları yumuşatan özelliklere sahiptir.İdrar miktarını da arttırır.

Eskiden ilaç yapımında bitkinin kökü kullanılırdı.Ama son zamanlarda yapılan araştırmalar, yaprakların da çok değerli olduğunu ortaya çıkardı. 25 gram kara hindiba çiçeği yaprağında 7000 ünite A vitamini, B ve C vitaminleri, doğal sodyum ve idrar söktürücü özellikler içerir.Bitkinin yaprakları özellikle ilkbaharda cildi temizlemeye yarar.Körpe yapraklar salatalara katılabilir veya çay şeklinde hazırlanır.Bunu hazırlamak için üç tatlı kaşığı kara hindiba bir çay fincanı kaynar suya atılır, üzeri örtülerek 10 dakika bekletilir.Bu çay gibi içilebilir veya çorbalara katılabilir.Eşit miktarda kök ile yaprak ince ince kıyıldıktan sonra bu karışımdan 50 gram 0,5 litre soğuk suya yatırılıp bir saat bekletilir.Sonra ağır ateşte kaynatılır ve soğumaya bırakılır.Her yemekten önce bir fincan içilir.Kara hindiba çiçeği öteki şifalı otlarla karıştırılarak idrar yolları hastalıklarında, müzmin kabızlıkta ve bazı karaciğer rahatsızlıklarında kullanılır.

Kara hindiba çiçeği, safra salgısını iki katına çıkarmaktadır.Bu da, ilacın karaciğer ve gastrit için yararlı olduğunu kanıtlar.Karaciğer bozukluğundan kaynaklanan başağrıları ile gastrit ağrılarına da iyi gelir.

Kara hindiba çiçeği, taze veya kuru yapraklarından yahut kökünden yapılan çay biçiminde kullanılabildiği gibi, konsantre olarak da kullanılır.Bağırsakları yumuşatmak için için günde üç kez 5-10 damla içilir.Başağrısı ve migren için, birkaç hafta süreyle düzenli olarak kullanmak gerekir.Bu amaç için kullanılacak kara hindiba şöyle hazırlanır: 12 gram kara hindiba kökü, 12 gram yaban havucu, 12 gram hatmi kökü, 12 gram mine çiçeği konarak kaynatılır.Kaynama noktasından sonra 15 dakika hafif ateşte pişirilir.Günde üç kez yemeklerden önce yarım çay fincanı içilir.

Hatmi Çiçeği Çayının Faydaları

Hatmi Çiçeği Çayında Bulunması Gereken Şifalı Bitkiler:
Hatmi çiçeği (Kıtmi gül), Kantaryon, Nergis çiçeği (Zeren), Süt, Şeker, Portakal (Rendelenmiş kabuğu)

Hatmi Çiçeği Çayının Hazırlanış Şekli:
* Üç tutam hatmi çiçeği, bir tutam kantaryon, yarım tutam nergis ve rendelenmiş portakal kabuğu on dakika suda kaynatılır. Hazırlanan karışıma süt ve şeker ilave edilerek yemek sonrası bir bardak içilir.

* Yelleri dağıtmada, göğsü yumuşatmada ve yemeği hazmettirmede hatmi çiçeği çayının vücuda etkin yararları vardır.
* Hatmi çiçeği çayı, aynı zamanda emzikli kadınların sütlerini çoğaltır ve sarılık hastalığını da engeller.

LAVANTA ÇİÇEĞİ

(Lavendula vera)

Lavanta çiçeğini uzun uzun tarife hiç gerek yok.Yüzde 1,5-3 oranında yağ içeren lavanta, kuru dağ yamaçlarında yetişir.En çok Akdeniz bölgesinde bulunur.Fransa’da, İtalya’da ve daha pek çok ülkede parfüm yapımında kullanılmak üzere yaygın olarak yetiştirilir.En iyi lavanta yağının İngiliz lavantasında bulunduğu ileri sürülür.27 kilo lavanta çiçeğinden 400 gram kadar yağ elde edilir.Eski Yunanlılar ve Romalılar, lavanta çiçeğini, banyolarında koku vermesi için kullanmışlardır.Bazı Avrupa ülkelerinde, büyük ayinlerden önce kiliseye koku vermesi için lavanta çiçeği kullanılmıştır.Lavanta çiçeği hem kokusu, hem de tedavi edici özellikleri için yüzyıllardan beri kullanılmaktadır.

Lavanta sakinleştirici, antiseptik özelliklere sahiptir.Yağının çok güçlü bir antiseptik olduğu yakın tarihte yapılan araştırmalarla kanıtlanmıştır.Zaten eski çağlarda da yaralara ve böcek ısırmalarına karşı lavanta yağı kullanıldığı bilinmektedir.Şeker üzerine damlatılarak 1-3 damla lavanta ruhu, başağrılarına, baygınlığa, baş dönmesine, çarpıntıya iyi gelir.Sinirsel kökenli başağrıları için biraz lavanta ruhu şakaklara sürülebilir.6 gram lavanta çiçeği 1 litre kaynar suya atılır.Üzeri sıkıca örtülerek beş dakika dinlendirilir.Bu su, günde iki veya üç kez yemek aralarında birer çay fincanı içilir.Bu ilaç bütün sinir sistemini etkileyen sakinleştirici özelliğe sahiptir.Bir avuç taze çiçek cam bir kavanoza yerleştirilir.Üzeri zeytinyağıyla örtülür ve üç gün güneşte bekletilir.Bu karışım tülbentten süzüldükten sonra içine taze çiçekler ilave edilerek, aynı işlem tekrarlanır.Yağa lavanta kokusu iyice sindiği zaman, kıvamını bulmuş demektir.Bu yağdan 4 veya 5 damla şeker üzerine damlatılarak hergün yenir.Migrene, baş dönmesine ve sinirsel kökenli hazımsızlığa iyi gelir.

Lavanta çiçeğinin saraya, her türlü baş, rahim, mide ağrılarına ve sinirliliğe iyi geldiği ileri sürülür.Migrene, yükseklik korkusuna, hafıza kaybına, görme bozukluklarına ve melankoliye de etkili olduğu bilinir.Çok iyi ama oldukça pahalı bir ilaçtır.

Sarı Yonca Çiçeği

(Melilotus officinalis)

Bu narin bitkinin sarı çiçekleri, sapın iki yanından yükselir.Sarı yonca, yaklaşık 6500 değişik türü olan bir bitki ailesindendir.Bu aileye giren bitkilerin büyüklüğü minik otlardan koca ağaçlara kadar değişir.Bezelye, fasulye, gül ağacı, akasya, mimoza, hep bu ailenin değişik türleridir.

Sarı yonca, zonklama biçimindeki başağrılarına çok iyi gelir.Bu tür ağrılar genellikle adet zamanınlarında veya yüksek tansiyonda görülür.Zonklamanın yanısıra kafanın içinde bir basınç duyulur.

Bulantı ve kusma ile birlikte görülen başağrılarında da sarı yonca kullanılır.

El ve ayaklar buz gibi olduğu, buna karşılık kafa zonkladığı ve ateşlendiği zamanda da, sarı yonca çiçeğine başvurmak gerekir.

40 gram sarı yonca 1 litre suda 15 dakika dinlendirilir.Soğuk olarak günde üç veya dört kez birer kahve fincanı içilir.

Eski mısırlılar sarı yonca çayını, kulak kulak ağrıları için kullanmışlardır.Ayrıca eklem yerlerindeki sızılar için de yine bu ilacı içtikleri bilinmektedir.Adet sancıları, sinirsel sancılar için de sarı goncanın sakinleştirici özelliği etkili olur.

Sarı goncanın kan dolaşımına da olumlu etki yaptığı ve damar tıkanıklıkları için kullanılabileceği ileri sürülmektedir.

Ispanak, Itır Çiçeği

ISPANAK

Ispanak A, B1, B2 vitaminleri, nikotilamid asiti, C vitamini, B vitamini, sitrik asit, potasyum, kalsiyum, magnezyum, demir, bakır, fosfor kükürdü, klorür ihtiva eder.

Besleyicidir, idrar artırıcı, müshil, kuvvet verici, hazmı kolaylaştırıcı, kabızlığı önleyici, kansızlık ve kansızlığın sebeb olduğu sinirliliği geçirir, sinirleri kuvvetlendirir, sürmenajda faydalıdır, gelişme bozukluğunu giderir, soğuk algınlığına karşı korur, ruhi çöküntünün sıkıntılarını kaldırır.

Kanser ve veremden korur, dişlerin çürümesini önler, hamilelere çok faydalıdır, yeni doğan çocuğun güçlü olmasını sağlar. Günde 5-6 yaprak ıspanak yenir. Ispanak suyu vücudun hücrelerini besler, zararlı artıkları temizler, sinir ve adaleler için çok yararlıdır.

ISPANAK TOHUMU:

Tohumlarının kalp kuvvetledirici ve yatıştırıcı özelliği vardır, müshil olarakta faydalıdır.

Kullanılışı: 1 bardak kaynar suya, 10 gr ıspanak tohumu konur, 10 dk bekletilip içilir.

Zararları: İçindeki oksalat sebebiyle ıspanak, idrar yolları, böbrek, hazım sistemi ve karaciğer hastalıkları olanlar ile şeker hastalığı olanlara tavsiye edilmez. Gut, romatizma ve mafsal rahatsızlıklarında da tavsiye edilmez.

Haricen Kullanılışı: Lapası urlara iyi gelir, şişleri indirir.

ITIR ÇİÇEĞİ – CERANİUM ROBERTİANUM

Diğer İsimleri : Turna Gagası-Leylek Kakacı- Çoban İğnesi Dön Baba

Kullanıldığı Yerler:

Dahilen Kullanılışı: İshal kesici, kanamayı durdurucu, idrar artırıcı, kuvvet verici, midevi, mide ve bağırsak gazlarını söktürücü, mide ve bağırsak nezlesine çok iyi gelir, gut’ta faydalıdır, şeker hastalığına karşı kullanılır.

Kullanılışı: 1 bardak kaynar suya, 1 kaşık ufalanmış bitki konur, 10 dk bekletilir, 1 günde tüketilir.

Haricen Kullanılışı: Gargara halinde boğaz ağrılarını giderir, suyu ile banyo yapıldığında cildi güzelleştirir.